•   Merkez: ETİLER


    (212) 352 03 17

  •  Şube: NİŞANTAŞI


    (212) 232 28 82

Author Archive

”Merkezi Ortak Sınav” Nasıl Yapılacak?

Temel eğitimden ortaöğretime geçiş sistemine ilişkin Bakanlıkça hazırlanan soru ve cevaplarda, öğrencilere, sınavda görev alacak öğretmenlere ve sınavın uygulama biçimine yönelik çeşitli konular yer aldı. Bu bilgilere göre, sınav evraklarının yer aldığı sandıklar il ve ilçe milli eğitim müdürünün görevlendirdiği kişilerce yetkililere teslim edilecek. Sınav evrakı, il ve ilçe merkezlerinde İçişleri Bakanlığının koordinasyonuyla belirlenecek ”güvenli odalarda” saklanacak. Sınav evrakının taşınması, ulaştırması ve teslimi, yine kolluk güçlerinin yardımıyla gerçekleştirilecek. İl-ilçe milli eğitim müdürlükleri sınav evraklarının dağıtımı için kullanılacak araçları temin edecek, ellerinde mevcut araçlar yetersiz kalırsa il özel idarelerinden araç tahsisi konusunda yardım isteyecek. Yine de araçların yetersiz kalması durumunda hizmet alımı yapılacak. Sınav güvenliğinin sağlanmasında görevlendirilen emniyet personeline ücret ödenecek, bu da il milli eğitim müdürlüklerince tarafından yapılacak. İlçelerde ve okullarda sınav komisyonları oluşturulacak. Öğretmenlerin sınavda görevlendirmesi il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince yapılacak. Sınavlarda görev alacak öğretmenlere, yolluk yevmiye ödemesi yapılmaya devam edilecek.

Okullar Birleştirilebilecek
Öğrenciler, sınavda, Talim ve Terbiye Kurulunun belirlediği müfredata göre sınava kadar işlenen konulardan sorumlu olacak. Merkezi ortak sınavlara, hastanede ya da evde bakım gören öğrenciler bulundukları yerlerde girebilecek. Bu öğrencilerin sınavına, 2 sınav görevlisi eşlik edecek. Sınav esnasında öğrenciler dışarı çıkamayacak. Ancak gün içinde gerçekleşecek oturumlar sırasında öğrenciler dışarı çıkabilecek.
Hava durumunun müsait olmaması gibi beklenmeyen durumlarda, sınav takviminde yer alan mazeret sınavı oluşacak mağduriyetlerin önüne geçecek. Doğal felaket gibi durumlarda öğrenciler mazeret sınavına girecek. Böylece öğrenciler herhangi bir hak mağduriyeti yaşamayacak. Bakanlıkça, merkezi ortak sınavlara girebilecek öğrencisi bulunan tüm okullarda bu sınav uygulanacak. Ancak öğrenci sayısı 20’nin altında olan okullar, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine öğrenci sayılarını bildirecek. Bu müdürlükler gerek duyulması halinde, bu okulları birleştirerek bir sınav merkezi haline getirilebilecek. Merkezi ortak sınavlara girmek isteyen açık ortaokul öğrencileri, illerde oluşturulacak başvuru merkezlerine başvurmak suretiyle sınavlara girebilecek. Kaynaştırma öğrencileri de bu merkezi ortak sınavlara girecek.

İlkokul Öğretmeni Ortaokulda Görevlendirilebilecek
Öğrencilerin sınav sonuçları MEB’in e-okul sistemine işlenecek. Ancak sınav sonuç analizi yapılmak suretiyle il ve ilçe sıralaması yapılmayacak. Sınavlara ilişkin sonuç analizleri yayınlanmayacak. Dolayısıyla birinci olan iller ve öğrenciler açıklanmayacak. Sınavda branş öğretmeninin, aynı dersin sınavında görevlendirilmemesi esası uygulanacak. Bu kriter göz önünde bulundurulmak suretiyle öğretmen ve öğrencinin taşınamayacağı okullarda, öğretmenler kendi okullarında görevlendirilebilecek. Öğretmenlere, sınavda görev alıp almadığına bakılmaksızın sınavlar nedeniyle tatil edilen günlerde de o günün ek ders ücreti verilecek. Özel okul öğretmenleri sınavlarda görevlendirilmeyecek. Yeterli sayıda asil öğretmen olmayan okullarda ücretli öğretmenler görevlendirilebilecek. Öğretmen görevlendirmeleri oturuma göre değil sınav gününe göre yapılacağı için o günde görevlendirilen bir öğretmen üç oturumda da görevli olacak. İlkokul öğretmeni ortaokulda görevlendirilebilecek.

Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı Misafir Öğrenciler de Sınava Girecek
Konservatuar, müzik ve bale ortaokullarında da diğer okullardaki aynı müfredat uygulandığı için bu okul öğrencileri de aynı sınav uygulamasına tabi tutulacak. Özel okullarda yapılacak sınavlar için kurulacak sınav komisyonlarının başkanı il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerince görevlendirilen bir personel olacak. Ancak o özel okulun müdürü de sınav komisyonunda yer alacak. Sınav esnasında rahatsızlanan ve sınava devam edemeyen öğrenci mazeret sınavına girebilecek. Mazeret sınavına giremeyen öğrenciler sınava katılmamış olarak değerlendirilecek. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilmiş misafir öğrenciler sınava girecek. Ancak geçici vatandaşlık verilmiş misafir öğrenciler sınava alınmayacak.

Kaynak: Aktifhaber

YÖK’ün ‘Roman Enstitüsü’ Kararı Açıklandı

YÖK, demokratikleşme paketinde yer alan Roman Dili ve Kültürü Araştırmaları Enstitüsünün, Trakya Üniversitesi bünyesinde kurulmasını kararlaştırdı.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), demokratikleşme paketinde yer alan Roman Dili ve Kültürü Araştırmaları Enstitüsünün, Trakya Üniversitesi bünyesinde açılmasını kararlaştırdı.
Alınan bilgiye göre, Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya başkanlığında 5 Kasımda toplanan YÖK Genel Kurulunda, demokratikleşme paketinde kurulması planlanan Roman Enstitüsü konusu gündeme geldi.
Enstitünün hangi üniversite bünyesinde kurulacağının kararlaştırıldığı toplantıda, Roman Dili ve Kültürü Araştırmaları Enstitüsünün Trakya Üniversitesi bünyesinde açılması uygun bulundu.
YÖK, alınan bu kararı Milli Eğitim Bakanlığı‘na bildirdi. Karar, Bakanlar Kurulu kararıyla resmiyet kazanacak.
Trakya Üniversitesi bünyesinde Balkan Araştırma, Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler ile Sağlık Bilimleri enstitüleri bulunuyor.
Demokratikleşme paketinde, Roman vatandaşların dil ve kültürleri ile karşılaştıkları sorunlara ilişkin araştırmalar yapmak, çözüm önerileri üretmek amacıyla bir il üniversitesi bünyesinde Roman Dil ve Kültür Enstitüsünün kurulması kararı yer alıyordu.

Hem İngilizce Öğrendiler Hem de Eğlendiler

Arjantinli sanat topluluğu Artspot tarafından sahnelenen “The Legend of Tex” adlı oyun ile İzmir Üniversitesi hazırlık sınıfı öğrencileri hem eğlendi hem de İngilizce öğrendi. Görsel efektleri, müzikleri ve etkileyici oyuncularıyla dikkat çeken Arjantinli grubun İngilizce olarak interaktif şekilde sahnelen oyununu öğrenciler büyük bir keyifle izledi. Oyunları boyunca Pre-Intermediate (alt-orta) ve intermediate (orta) düzeyde İngilizce kullanan ve gösteri sonunda öğrencilerin sorularını yanıtlayan oyuncular Elanie Flores, Andy McCain, Shelby Nichols ve Jose Ignacio Elosegui pratik ingilizce konuşma konusunda bilgiler verdi. Oyun boyunca not alan öğrenciler, gösteri hakkında hazırladıkları proje ve ödevler ile dil becerilerini geliştirecek aktivitelerde bulundu.

Instagram’a Mesaj Özelliği

Fotoğraf paylaşım platformu Instagram, yaklaşan yeni yıla sosyal bir giriş yapmaya hazırlanıyor.

Teknoloji çevrelerine göre 200 milyondan fazla kullanıcıya sahip Instagram, popülaritesini daha da artırmak amacıyla bir süredir kullanıcılar arasında özel mesajlaşmaya olanak sağlayacak bir sistemin altyapısını geliştiriyor. Geçtiğimiz yıl, kısa video paylaşım özelliğiyle Vine’a meydan okuyan Instagram, özel mesaj servisiyle bu kezSnapchat ile boy ölçüşecek.

Instagram tarafından konuyla ilgili resmi bir açıklama henüz yapılmasa da beklentiler bu yeni özelliğin yılbaşından önce uygulamaya ekleneceği yönünde.

İnternetten Müzik İndirene Kötü Haber

Uluslararası Antalya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Savaş Bozbel, tasarı halindeki Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun yasalaşması halinde internetten müzik indirenlerin IP (Internet Protocol) adreslerinin Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından akredite edilmiş yazılım vasıtasıyla tespit edileceğini belirterek, “Yani kanun koyucu sizin bilgisayarınıza casus yazılım gönderecek. Buna sistem müsaade edecek. Erişim sağlayanlar müsaade etmek zorunda kalacak” dedi.

Prof. Dr. Bozbel, yaptığı açıklamada, Fikir ve Sanat Eserleri Kanun Tasarısı ile ilgili çalışmaların “kapalı kapılar ardında” yürütüldüğünü, Telif Hakları Genel Müdürlüğüne taslakla ilgili bilgi almak üzere yazı yazmalarına rağmen sonuç alamadıklarını söyledi.

‘ÖNCE UYARI GÖNDERİLECEK’

Tasarı halindeki kanunun, internet üzerinden illegal olarak müzik parçası indirmek isteyenler için farklı düzenlemeler getirdiğine işaret eden Bozbel, “İzinsiz müzik parçası indirirseniz bu durum internet servis sağlayıcıları tarafından tespit edilecek. İlk önce size uyarı gönderilecek. Buna devam ederseniz 73/A maddesi hükmüne göre kişisel bilgilerinize, IP adresinize ulaşıp, sizin neler indirdiğiniz, hangi sayfaları ziyaret ettiğinize bakılabilecek” dedi.

Bozbel, kanunun 73/B maddesinin ise internet ortamında noktadan noktaya ağlar vasıtasıyla gerçekleşen umuma iletim hakkı ihlallerinde cezaları düzenlediğini belirterek, şöyle konuştu: “Bir siteden programlar vasıtasıyla bir müzik parçası veya film indirdiğinizde, buradaki hükümle karşı karşıyasınız. Diyor ki bu hüküm, ‘Hak sahibinden izin alınmaksızın noktadan noktaya ağlar üzerinden eserleri umuma ileten bireysel internet kullanıcılarının IP adresleri, telif birliklerince Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından akredite edilmiş yazılım vasıtasıyla tespit edilir. Burası çok tehlikeli. Bu ne demek biliyor musunuz? Yani kanun koyucu sizin bilgisayarınıza casus yazılım gönderecek. Buna sistem müsaade edecek. Erişim sağlayanlar müsaade etmek zorunda kalacaklar. Siz güvenli şekilde internette sörf yaptığınızı sanırken bu yazılım sayesinde bilgisayarda hangi işlemleri yaptığınız ve hangi hak ihlallerinde bulunduğunuz tespit edilecek. Ardından bu casus yazılım akredite olacak, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından da bu yazılım onaylanacak.”

‘KİŞİLİK HAKLARI İHLALİ’

Prof. Dr. Bozbel, taslak metnin yasalaşması halinde yazılımın kişilerin bilgisayarlarına izinsiz yüklenmesinin, “kişilik haklarının ihlali” anlamına geleceğinin altını çizdi.

Bazı davalarda gerekli olan telefon dinlemesi için bile bir takım belgeler vasıtasıyla hakimden izin alındığına işaret eden Bozbel, “Telefonun dinlenmesi, şeklen de olsa hukuki bir takım süreçlerden geçtikten sonra olur. Hakim kararıyla yapılır bu iş ama bu tasarı yasalaşırsa Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından akredite edilmiş casus yazılım bilgisayara yüklenecek ve yazılım sayesinde casusluk rahatlıkla yapılabilecek. Bu, başka amaçlarla da kullanılabilir” diye konuştu.

İnternete bağlanan her bilgisayara servis sağlayıcısı tarafından verilen IP adresinin de kişisel veri olduğunu vurgulayan Bozbel, bu adres sayesinde kişinin hangi saatte hangi siteleri ziyaret ettiğinin bilinebildiğini anlattı.

Sadece IP adresinin kime ait olduğunun tespitine yönelik işlemlerin bile hakim kararıyla yapılması gerektiğini belirten Bozbel, “Bu bir kişisel veriyse bunun savcılık kararıyla yapılması mümkün olmasa gerek. Hakim kararı gerekir aslında. Şu anda taslak halinde olan bir Kişisel Verilerin Korunması Kanunu var. O da maalesef gündemin yoğunluğu yüzünden bir türlü parlamentoda kanunlaşamadı” diye konuştu.

Bozbel, Avrupa Adalet Divanı’nın bir kararının gerekçesinde de IP adresinin kişisel veri olduğu sonucuna varıldığını sözlerine ekledi.

Özel Okulların Nasıl Öğrenci Alacağı Belli Oldu

Özel okulların 2014-2015 eğitim-öğretim yılı için nasıl öğrenci alacağı kesinleşti. Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği özel okullara öğrenci alınmasıyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapacağı Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) ile öğrenci alınacağını belirtti.

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği tarafından Yönetim Kurulu Eş Başkanı Cem Gülan ve Özel Okullar Kayıt Komisyonu Eş Başkanı Güler Kamer imzasıyla yapılan açıklamada, özel okulların Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapacağı merkezi sınavlarla öğrenci alacağı belirtildi. Ancak Bakanlığın yapacağı 6 temel dersten 3’ünün, yani Türkçe, matematik ve fen bilgisinden yapılacak sınavların puanlarının dikkate alınacağı ayrıca puan hesaplaması yapılırken sadece bu yıl için öğrencinin Yıl Sonu Başarı Puanı (YBP) ekleneceği duyuruldu. En yüksek puan ise 800 olacak.

Yapılan açıklamada, bilindiği gibi Milli Eğitim Bakanlığı 2014-2015 öğretim yılında ortaöğretime geçişte TEOG modelini uygulamaya koymuştur. Sistemin temel prensibi, pek çok yararının yanında, öğrenciyi tek sınav yerine süreç içinde değerlendirmek, sınav stresini azaltmak ve okulda yapılan etkinliklere ağırlık vermek olarak nitelenebilir. Öte yandan, özel okulların, yıllardır, adil ve şeffaf bir değerlendirme ile sonuçlanacak proje, portfolyo ve bireysel yaratıcılıklar üzerinden her öğrenciye yetenek ve becerilerini gösterebilecekleri olanak ve fırsatları sunan bir sistem arayışı içinde oldukları toplumun her kesiminde bilinmektedir. Olaya bu açıdan bakıldığında, öğrencileri bu şekilde süreç içinde değerlendirmeyi hedefleyen TEOG modeli, özel okulların beklentileri ile ciddi olarak örtüşmektedir.

Bu nedenle özel okullar, Milli Eğitim Bakanımız Prof. Nabi Avcı ve Müsteşarımız Doç Dr. Yusuf Tekinle yapılan muhtelif görüşmelerin ardından, bu yıl, ayrı sınav yapmak yerine, Milli Eğitim Bakanlığı’nın hayata geçireceği sisteme entegre olmayı ve Bakanlığın bu olumlu çalışmasını desteklemeyi uygun görmüşlerdir.

Özel okulların, sisteme tam olarak katılamamasının ve farklı bir puanlama uygulamasının iki nedeni vardır.

Birinci neden ücretli okulların (yani özel okulların) tamamen ücretsiz olan resmi okullarla birlikte aynı listede tercih ettirilmesi imkansızdır. Çünkü tüm öğrencilik hayatı boyunca bu yerleştirmeye sadece bir kez hak kazanan öğrenciler önceliklerini ücretsiz olan resmi okullardan yana kullanacaktır. Bu nedenle özel okullar ayrı bir yerleştirme yaparak, gerçekten kendilerini tercih edecek, başarılı öğrencilere, özgür ve bağımsız ayrı bir hak tanımak istemektedir. İkinci neden, özel okulların yerleştirme konusunda 1992 yılından bu yana velilere vermiş olduğu sözleri yerine getirme prensibi konusundaki tutumudur. Bu sözler nedeni ile, değerlendirme kapsamına alınan sınavların, Pisa gibi evrensel değerlendirmelerde dikkate alınan Matematik, Fen ve Okuma Becerileri’ne kaynaklık edecek temel derslerdeki sonuçların dikkate alınmasının daha uygun olacağı gerçeğidir.

Bu nedenle Bakanlığımızın da sınayacağı 6 alandan sadece Matematik, Fen ve Türkçe, geçmişten beri uygulanan sınavların felsefesine uygun düşmektedir. Yine öğrenci ve velilerine verilen sözler doğrultusunda, bu yıl için sadece 8’inci sınıf yıl sonu başarı puanı, puan hesaplamasına dahil edilecektir.

Özel okullar şu şekilde öğrenci alacak;

1.Özel okullar, 2014-2015 öğretim yılında lise hazırlık veya lise 1’inci sınıflarına, Özel Okullar Yerleştirme Puanı ile öğrenci alacaktır.

Özel Okullar Yerleştirme Puanı: ÖYP

2.ÖYP, Bakanlıkça gerçekleştirilecek merkezi Türkçe, matematik, fen ve teknoloji bilgisi sınavları ile öğrencinin 8’inci sınıf yıl sonu başarı puanından oluşmaktadır.

Merkezi Sınavlar;
T1: Türkçe dersinden yapılacak birinci merkezi sınav
M1: Matematik dersinden yapılacak birinci merkezi sınav
F1: Fen Bilgisi ve Teknoloji dersinden yapılacak birinci merkezi sınav
T2: Türkçe dersinden yapılacak ikinci merkezi sınav
M2: Matematik dersinden yapılacak ikinci merkezi sınav
F2: Fen Bilgisi ve Teknoloji dersinden yapılacak ikinci merkezi sınav

Derslerin Ağırlık Katsayıları;
Türkçe: 3
Matematik: 2
Fen Bilgisi ve Teknoloji: 2

Merkezi Sınavların Ağırlığı;
Birinci sınavlar: % 30
İkinci sınavlar: % 70

8’inci sınıf yıl sonu başarı puanı; YBP8

ÖYP hesaplama formülü;
ÖYP=(3T1+2M1+2F1)*0,30 + (3T2+2M2+2F2)*0,70 + YBP8

3.Bir öğrencinin tüm merkezi sınavlardan 100 tam puan alması ve yine aynı öğrencinin 8’inci sınıf yıl sonu başarı puanının 100 tam puan olması durumunda, ÖYP maksimum 800 puan olacaktır.

4.Puan eşitliği durumunda; Sırası ile T2,M2,F2,T1,M1,F1 puanı yüksek olan adaya, bunların eşit olması durumunda 8’inci sınıf YBP’si yüksek adaya, bunlarında eşit olması durumunda yaşı küçük adaya öncelik verilecektir.

5.Özel okullar daha sonra kamuoyuna duyurulacak kayıt takvimi çerçevesinde 800’lük puanlama sistemi üzerinden, taban puan ilanı ön kayıt ve kesin kayıt yöntemi ile öğrenci kayıt kabulü yapacaktır.

6.Örnek hesaplama;

Öğrencinin Sınav Notları;

T1: 86
M1: 90
F1: 96
T2: 94
M2: 88
F2: 92
Ve YBP8’i 94,4348 ise
ÖYP=(3*86+2*90+2*96)*0,30 + (3*94+2*88+2*92)*0,70 + 94,4348
ÖYP= 732,8348

Akbank Sanat Caz Günleri Başlıyor

Akbank Sanat Caz Günleri 4 Aralık’ta başlıyor. 26 Aralık’a kadar sürecek etkinlik, dünyaca ünlü ustaları ve genç yetenekleri ağırlayacak.

Akbank Sanat Caz Günleri, yeni nesil Türk cazının en önemli temsilcilerinden olan genç müzisyen Erman Dirikcan, bas gitarda Boris Oud, davulda Friso van Wijck’dan oluşan Erman Dirikcan Trio’nun, 4 Aralık Çarşamba günü Akbank Sanat’ta gerçekleştireceği konserle başlayacak. Caz Günleri, 10 Aralık Salı günü geleneksel İskandinav halk müziğini, caz standartları içinde ustalıkla kullanan piyanist Tord Gustavsen’in yine Akbank Sanat’ta cazseverlerle buluşmasıyla devam edecek.

Etkinlik kapsamında geçen yıl gerçekleştirilen “JamZZ Genç Yetenekler Yarışması“nda “en iyi performans” ödülü alan Olgun Açar 13 Aralık Cuma, Danimarka’nın caz divası Caecilie Norby ile Kuzey cazının en önemli isimlerinden İsveçli Lars Danielsson 18 Aralık Çarşamba günü Akbank Sanat’ta olacak.

“Akbank Sanat Caz Günler” yeni nesil caz müziğinin genç ve yetenekli ismi Uraz Kıvaner’in 26 Aralık Perşembe günü Akbank Sanat’ta hayranlarıyla buluşacağı konseriyle sona erecek.

YLSY Tercihleri 22-30 Kasım Tarihleri Arasında Yapılacak

ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre, bu yıl 1416 Sayılı Kanun kapsamında yurt dışına lisansüstü öğrenim görmek amacıyla gönderilecek öğrencilerin yerleştirme işlemleri için adaylardan tercih alınacak.

Adaylar, tercihlerini 22-30 Kasım’da  “https://ais.osym.gov.tr“  adresinden TC kimlik numaraları ve şifreleriyle yapacak. Bu amaçla hazırlanan 2013-YLSY Kılavuzu, ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden yayımlandı.

Buna göre yapılacak yerleştirmeye başvuracak adayların kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekiyor.

Korkmamayı Öğrenmek

Korkmamayı ÖğrenmekNelerden korkarsınız? Yılan ya da örümcekler kalbinizin daha hızlı çarpmasına neden olur mu? Ya da topluluk önünde bir konuşma yapmanız gerekse, avuç içleriniz nemlenmeye başlar mı? Tüm bu durumlar, pek çok insan için adrenalinin neden olduğu stres tepkisini tetikler. İlginç olan şu ki bu korku davranımları, panik ataklarda da görülebileceği gibi görünürde bir tehlike ya da herhangi bir neden olmasa bile tetiklenebiliyor.

Psikolog ve nörologlar, bu korku davranımıyla nasıl başa çıkılabileceği konusunda araştırmalarına devam ediyorlar. Korkulardan kurtulmak, korku veren anıları bellekten silmek gibi basit bir işlem değil. Bunun yerine fobik kişi, bu korkuyu tetikleyen anı ya da uyarıcıya sürekli olarak maruz kalarak korku tepkisini bastırmayı öğrenmeli. Boston Üniversitesi’nin Kaygı Bozuklukları Merkezi Yöneticisi David Barlow, bazı fobiler için böylesi bir maruz bırakma tedavisinin %90 oranında başarılı olduğunu söylüyor.
Araştırmacılar, çoğu fobi ve diğer korku hastalıklarının bir şekilde koşullanılmış davranımlar olduğunu ileri sürüyorlar.

Araştırmacılar, çoğu fobi ve diğer korku hastalıklarının bir şekilde koşullanılmış davranımlar olduğunu ileri sürüyorlar. Yaklaşık bir yüzyıl önce Rus fizyolog Ivan Pavlov’un klasik koşullanma deneyi, hayvanların belli uyarıcılara belli fizyolojik yanıtlar vermeye koşullanabileceğini, bu sayede bu fizyolojik yanıtların öğretilebileceğini kanıtlamıştı. Bu çalışmadan yola çıkan Amerikalı psikolog Watson ise, “Küçük Albert ve Beyaz Sıçan” adıyla anılan ünlü deneyini tasarlamıştı. Deneyde, 11 aylık uysal bebek Albert’e ne zaman beyaz bir sıçan gösterilse, onu oldukça korkutup ağlamasına yol açan bir metal sesi de beraberinde eşlik etmişti. Bir süre sonra beyaz sıçana da ağlama tepkisi veren Albert, bu tepkisini pek çok beyaz ve tüylü nesneye genelleyerek tavşandan, köpekten, hatta ve hatta sakalları dolayısıyla Noel Baba’dan bile korkmaya başlamıştı. Albert’in bu davranımı pek çok psikologca “koşullanılmış korku davranımı” olarak adlandırıldı.

Tahmin edersiniz bugün, psikologlar etik nedenlerden ötürü küçük Albert gibi bebekleri kullanmayı tercih etmiyorlar. Konu üzerinde yapılan deneyler kemirgenlerle yürütülüyor. Bulgular şöyle olmuş: Organizma, korku verici uyarıcıyla (metal sesi) özdeşleştirilen nesne ya da özellik (beyaz ve tüylü olma durumu)’ e bu korku verici uyaran olmadan düzenli olarak maruz bırakıldığında fobik tepki sönmeye uğruyor, ancak yeni bir çevrede, ya da stresli şartlarda tekrar geri geliyor. California Üniversitesi’nden Mark Barad bu durumu şöyle açıklıyor: “Sönme, baskılayıcı bir öğrenme paradigmasıdır; deneyimlenen ilk korkunun silinmesi değil.”

Barad’ın üzerinde durduğu bir diğer önemli noktaysa, öğrenmenin zaman aralıklarına dağıtılarak gerçekleştirilmesi gerektiği. Bu gerçeklik, öğrencilerin sınav öncesi gece yaptığı yoğun bilgi yüklemesinin niçin işe yaramadığını destekliyor. Ancak Barad ve ekibi, yaptıkları bir çalışmada sürpriz sonuçlar almışlar. Deney, korku verici uyaranla (Küçük Albert örneğindeki metal sesi), başta nötr olan uyaran (örnekteki beyaz ve tüylü nesneler) arasındaki ilişkiyi sönmeye uğratarak tedaviyi mümkün kılma konusunda yapılmış. Fobik hastalar, korktukları uyaran verilmeden, başta nötr durdukları ve bu uyaranla beraber korkmaya koşullandıkları nesneye düzenli olarak kısa ama yoğun seanslarla maruz bırakılmışlar. Bu yolla tedavinin daha etkili olduğu görülmüş. Oysa ekip çalışmanın başında, öğrenmenin zamana yayılması gerektiğini düşünmüş. Aradaki ilişkinin sönmeye uğratılması aşamasında, maruz bırakma seanslarının zamana yayılıp uzun süreç içinde tamamlanmasının daha etkili olacağı sonucuna varmış. Ekip, klinik uygulamanın fobik hastalar üzerinde yapılan maruz bırakma tedavisi seanslarının birkaç saat içinde, yoğun biçimde kısa seanslarla tekrarlanması olduğunu açıklamış.

Barad ve ekibinin bulgusunun niçin şaşırtıcı olduğu konusunda bir beyin fırtınası yaparsak, şöyle bir açıklama mümkün olabilir: Ekip, koşullanma yoluyla öğrenmeden bahsetmekte. Haliyle, ilkel bir öğrenme mekanizması söz konusu. Oysa sınava çalışırken, bilişsel düzenlemeler, yorumlar gerektiren üst seviye bir öğrenmeden bahsediyoruz. İşte ikisi arasındaki etkili yöntem farklılığı da, bu kritik ayrımdan kaynaklanıyor olabilir.

Kaynak: Travis, J. (2004). Fear Not. Science News, 165.

Superman’e Açık Artırmada 112 Bin Dolar

ABD’de 50 yıl önce yayımlanan bir çizgi roman, açık artırmada 112 bin dolara satıldı.
Hake’s Americana and Collectibles Müzayede Evi tarafından açık artırmaya çıkarılan 1963 tarihli çizgi romanı adının açıklanmasını istemeyen bir koleksiyoncunun aldığı öğrenildi.
Action Comics serisinin 309 numaralı dergisi olarak basılan çizgi romanın kapağında Superman’in kendini saklamak için kullandığı Clark Kent karakteri, Devlet Başkanı John F. Kennedy olarak betimlenmiş. Curt Swan’in çizdiği kapakta el sıkışan Superman ile Clark Kent’in üzerinde “Asıl gizemli karakter kim?” ifadesi yer alıyor. Hake’s Americana and Collectibles Genel Müdürü Alex Winter, derginin tesadüfen Kennedy’nin 22 Kasım 1963′te suikasta kurban gitmesinden sadece birkaç gün sonra yayımlandığını belirtti.

Winter, tesadüf nedeniyle çizgi romanın efsane haline geldiğini, açık artırmanın da özellikle Kennedy’nin ölümünün 50. yıl dönümünde yapıldığını sözlerine ekledi.